|
Peygamber efendimizin altmışa yakın sakalı şerifi Topkapı Sarayı Müzesi Mukaddes Emanetler Bölümü’nde korunmaktadır. Her yıl mübarek gün ve gecelerde çeşitli camilerde sergilenen mübarek sakal telini binlerce insan kuyruğa girerek gözyaşlarıyla ziyaret eder, iman tazeler.
Peygamberimizin getirdikleri, öğrettikleri hakkında bilgileri olmayan sayısız insan, onun kılına hürmet etmekte kusur işlemiyor. Derinlere işlemiş bu huy yüzündendir ki her âlimin önce sakalına bakıyor, daha sonra hayranlıktan ileri bir yere taşıyamıyoruz.
Burada sözlerim yanlış anlaşılmasın. Sendikaların, örgütlerin, derneklerin, partilerin toplayamadığı bir kalabalığı peygamber efendimizin kılı topluyor çok şükür. Onun kılı olamadık, olamayacağız!
Alimin içtiği suyun artığı, hırkasındaki tozu bile değerlidir. Şimdi kanaat önderlerini Facebook’ta azarlayan bir güruhla ahir zamanın son demlerini yaşıyoruz. Facebook ve Twitter herkese söz hakkı verdi, herkes bir cümle kurup sabah kral olarak uyanmayı düşlüyor.
Bu çağa “Bilgi Çağı” diyorlar. Söyler misiniz bilgi çağının bilgini kim? Konuşun lan, Bilgi Çağı’nın bilgini hangimiz? Kanaat önderlerinin hayran sayfalarını beğenerek mi biat ediyorsunuz? Kırk yıl Allah’ı arayıp zor bela hidayete eren adamlar niçin sizin aranıza girince iki yılda tekrar dinden imandan oluyor? Vır vır vır hızlandırılmış tebliğ ederken neden yaşantınızla İslâm’ı tebliğ etmiyorsunuz? Camileri ibadete açabildik mi ki “Ayasofya” yı ibadete açacağız?
İnşallah deyip sözünde durmayan insanlarla birlikte namaz kılmak beni çok üzüyor, sanırım diyaloga ben de karşı olacağım bundan böyle ama Müslümanlarla diyaloga…
İşlevini yerine getiremeyen camilerin cemaati de ancak bu kadar olurdu zaten. Yok birbirimizden farkımız; samimi değiliz… |