İçinizdeki Öküze Oha Deyin Kitabının 47. Baskısı öğrenciler ve aileler de okuyabilsinler diye küfürden, argodan temizlenerek yayınlandı. Bomba gibi son baskı C4 yayınlarından çıktı.

MÜSLÜMANLARIN GÖBEK YAĞLARIYLA İMTİHANI! PDF Yazdır E-posta
Yazar Bülent AKYÜREK   
Cumartesi, 30 Ocak 2010 11:53
AddThis Social Bookmark Button

Modern dünyada her şey şeytani olduğu için üstümüze doğru ters geliyor, eğer biz de modern dünyada her şeye ters bakarsak doğrusunu bulacağız, çünkü tersin tersi düzdür.

(Görüyorsunuz Kant Ahlâkıyla ahlâklanmadık ama Kant mantığını okumuşuz vesselam!)

Her gün binlerce zayıflama diyeti sunuluyor insanlığa. Mankenlerin nasıl zayıflayıp güzelleştiğine dair kandırmaca kitaplar pazarlanıyor. Kimse darılıp gücenmesin, buradan net olarak söyleyeyim: Mankenler zaten doğuştan güzeldir, sonradan manken olunmuyor!

Çağımız insanının obes olmasına karşılık bu kadar diyet peşinde koşmasının öne çıkan tek nedeni var: Cinsel performans!

 

Anne olmaktan mutsuz, kadın olmanın peşinde yaşayan bayanlar kafayı rejime takarak tırlatıyorlar. Bakmayın erkeklerin bütün gün kahvelerde rejimi tartışıyor olduklarına, bütün dünyada rejimlerin tek mağduru kadınlardır!

1940-1950'lerin “Şişman kadın, mutlu kadın” sloganı geçerliliğini yitirdi. Çünkü modernizm içinde asgari ücretle çalışıp Vita Yağı'yla takat arayan erkeklerin kadınlarına güçleri yetmiyor! Bu da erkeklerin er meydanından kaçmasına sebep oluyor, yuvalar yıkılıyor.

Bu toplumda ve dünyada “Anne” olmuş ama kadınlığını bırakmamış bayanlarla birlikte yaşıyoruz. Anne olmak, aynayı kırmaktır… Aynalarımızı kırmıyoruz… Çocuklarımızın cinsel bilgisi tezelden gelişsin diye üç yaşından itibaren onlarla birlikte banyo yapıyoruz. Mahrem kalmadı, edep yok… Çocuklarımız babalarının merhametini ya da onları adam edecek minik tokatlarını görmeden neler görüyorlar neler? Her şeyi hızla görüp, tüketen bir insanlık nereye gidecek bilmiyorum? Bir an evvel kıyamet kopmazsa yandık!

Çağdaş babalar marketlerden kızları için ped alıyorlar… “Çocuğumla arkadaş gibiyiz” diyorlar. Çok doğru, artık insanlar arasında yaş farkı kalmadı, herkes kuş kafalı, yaşlılarımız ihtiyarlayamıyor!

Diyeceksiniz ki “Yaşlı ile ihtiyar aynı şey değil mi?”

Yaşlılık bir kırışıklık dönemidir, gencin ütüsü bozulunca yaşlanmış olur ama ihtiyar hakem olabilen, kavgada ayırabilen, akıl veren, adaleti sağlayan, hakkaniyeti gözeten demektir. Yaşlılar halen kahve önünde kadın dikizleyebilir, ihtiyar ise artık gözlerini kendi mezarına dikmiş, tövbelerini eden, ölümün farkında, hüzün dolu bir adamdır. İhtiyar, çocuğuyla arkadaş olabilir mi söyleyin?

Yaşlılar ev tutacakları zaman kahveye yakın olsun isterler, ihtiyarlar ise camiye komşu olmak için çırpınıp dururlar.

Yaşlıların örnek adamı futbol yorumcuları, ihtiyarların ise Sahabe-i Kiram'dır… Neyse, bu konu kitap olacak kadar uzun… Başka zamana derinleşiriz inşallah.

Televizyonlarda, siyasi konuşmalar ve toplum arasında bir milleti kurtaracak en önemli şeyin “Gençlik” olduğu vurgulanınca alkış kopar. Basit bir populizmdir bu. “Gençler bir milletin geleceğidir.” vurgusu ne kadar yanlış. Biliyoruz ki bugünün gençlerini yine bugünün yaşlıları büyütüyor, öyleyse ahlâksız yaşlılardan oluşan bir toplumun gelecekteki bireyleri sağlıklı yetişebilir mi?

“Oğlum, babana bile güvenme…” sözlerini çocuklarına ezberleten babalar acaba ileride nasıl bir toplumla baş başa kalacaklar? Bir çocuk, babasına bile güvenemeyeceği bir toplumda nasıl sosyal olacak, başı sıkışınca kime gidecek? Aynı cümleyi şöyle kursalar anlayacağım: “Oğlum, Allah'tan başka kimseye güvenme, ahret için çalış, orada seni kimse kurtaramayacak, ne ekersen onu biçeceksin…”

Ters bakış önemlidir. Her şeye ters bakıp artislik edelim demiyorum. Her şeye ters bakıp gerçeği bulunca üstünde düşünürsek inanılmaz kıyılara varırız.

Örneğin: Var olan sofra düzenine bir göz atalım: Masa kurulur, çorba gelir, yemek gelir, meyve ve son olarak tatlı gelir. Şimdi bu düzeni ters çevirelim! Tatlı, meyve, yemek, çorba J

 

Sofraya oturur oturmaz aç karnına direk baklava yersek, arkasından elma ve fasulye yiyemeyeceğimize göre? Gördünüz mü muhteşem bir diyet bulduk yine…

Kumruları biliyorsunuz. Aşk ve sevgiden bahsedilince onların adı anılır, çünkü kumrular eşleri ölünce yaşayamazlar. Eşini kaybeden kumru bedenindeki son yağ tanesi eriyinceye kadar havaya yükselip oradan kendini aşağı bırakarak intihar eder. Bir kumrunun aşk için yaptığı şeyi bizler “Allah” için yapamıyoruz…

Müslüman az yer, az uyur, elindekini paylaşır, yanında aç bir kardeşi varsa kendisi yemez ona yedirir. Nefsimize hakim olabilsek, başka bir aç Müslüman'ın aşkına yağlarımızı tüketsek ne güzel olacak!

Vücudumuzdaki yağları eritip paylaştıkça hafifleyip cennete gideceğiz inşallah!

NOTLAR:

NOT1: Her zamanki gibi sağlık problemleri yani hormonal durumlardan dolayı zayıflayamayanları muaf tutuyorum, lütfen bu notu okumadan beni eleştirmeyin.

NOT 2: Benim derdimi herkes anlayıncaya kadar sigara üstüne yazmaya devam edeceğim. Tekrar söylüyorum: İçki Kuran'da haram ve içkinin toplumsal zararları daha fazla, onu yasaklamadan sigarayı yasaklayanları eleştiriyorum. Evet, içkiyi seçkin bir zümre içtiği için kimse dokunamıyor, sigara fukaranın içeceğidir. Sigara yasaklanınca rejim sorunu doğmuyor, erkek varsa rejim sorununu takmadan içkiyi yasaklasın da görelim!

NOT 3: www.bulentakyurek.org adlı siteden benimle ilgili haberlere, kitaplarıma, röportaj ve yazılarıma ulaşabilirsiniz. Yurt çapında söyleşilerim sürüyor, eğer siz de beni memleketinize çağırıp söyleşi yapmak istiyorsanız siteme mail atın duruma bakalım, müsaitsek gelelim…

NOT 4: Bazı illerde kitaplarıma ulaşamıyorsanız eğer kitapyurdu.com'da kitaplarım satılıyor, hem ucuz hem de iki günde elinizde oluyormuş…

NOT 5: Lütfen “İçinizdeki Öküze Oha Deyin, Yılgın Türkler, Cinnetim Cennetimdir, İtin Biri ve Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır?” kitaplarımın FİNCAN YAYINLARI baskısını alalım zira her taraf korsan… Bandroller çoğunlukla bana ait değil… Zaten en iyi kağıtlara basılan ve en ucuz olanları FİNCAN YAYINLARI'na ait… Duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ediyorum.

NOT 6: ÖĞLEN NAMAZINA NASIL KALKILIR? Kitabımı çok önemsiyorum, lütfen çocuklarımıza, gençlere ve ev halkına okutalım, hastalara, morali bozuk olanlara önerelim, bu anlamda sorumlusu benim, içiniz rahat olsun, tam bir hediyelik kitaptır. Selametle, Allah'a emanet olun. Yarın ki yazıda görüşmek üzere…