|
İNSAN EN ÇOK KENDİ SESİNE YABANCI |
|
|
|
|
Yazar Bülent Akyürek
|
|
Çarşamba, 08 Şubat 2012 22:24 |
|
İstisnasız her insan radyo, mikrofon veya kayıttan sesini dinleyince utanır, panik olur, kendi derinliklerinden gelen bu tonu komik bulup kaçmak ister!
İlk televizyona çıktığımda programın tekrarını arkadaşlarla izlerken utanarak mutfağa kaçmıştım. Nasıl diyeyim? Çok saçma gelmişti galiba…
İnanın, doktorlar “SES NAKLİ” diye bir şeyi becerirse herkes sıraya girecektir, emin olun…
Aynalarla barışırsınız, bedeninizle barışırsınız ama sesinizle asla!
Ölene kadar “Ses skandalı” yaşıyoruz, yaşayacağız.
Boyu kısa olan insanlar seslerini kalınlaştırmak için çabalar… Uzunlar yumuşatır… Kendine güveni tam olanlar dangır dungur makamsız içinden geldiği gibi, ton ayarı yapmadan konuşurlar.
Kimse, çıkardığı sese lâyık değildir, fazlasını isteriz.
Sesine şükreden insan görmek mucizedir.
Velhasılı; kendi sesimiz eksik yanımız…
Kendi sesimizi kulağımız dinlerken ne kadar kötü!
Yoksa bu fitnenin sahibi kulaklarımız mı? |
|
Devamını oku...
|
|
BÜLENT AKYÜREK KİTAPLARINA İMZALI ULAŞMAK İÇİN... |
|
|
|
|
Yazar Bülent Akyürek
|
|
Çarşamba, 08 Şubat 2012 00:19 |
Lütfen www.bulentakyurek.org sitesine adınız, soyadınız, tam adresiniz ve MUTLAKA cep tel numaranız ile istediğiniz kitapların isimlerini gönderin…
(İlk şart cep telefonudur, aman unutmayalım, yurt dışına da mümkündür.)
NOT: İmzalı kitapların hem hatırası oluyor, hem de inanın büyük şehirlerin dışında kitap bulamayanlar ve yurt dışında yaşayanlar için kolaylık sağlamış oluyoruz. Sadece şunu bilmenizde fayda var: 1 kitapla 10 kitap kargo fiyatı aynıdır, o yüzden en az 5-6 kitap sipariş etmeniz daha iyi olur.
KİTAP LİSTESİ:
Ve Tanrı ağladı (Çok az kaldı 12 TL),
Seviyordum Söyleyemedim (Çok az kaldı 10 TL),
MAVİ MARMARA RİSALESİ (1o TL),
CİNNETİM CENNETİMDİR(12 TL),
İtin Biri (7,5 tl),
Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır? (10 tl),
İçinizdeki ÖKÜZe oha deyin (Büyük Boy 15 TL),
Zamanın Efendisi (10 TL çok az kaldı),
Yılgın Türkler(12 TL çok az kaldı)… |
|
Devamını oku...
|
|
SİGARAMIN ATEŞİ TIPKI BİR DENİZ FENERİ GİBİ YOLUMU AYDINLATIYOR! |
|
|
|
|
Yazar Bülent Akyürek
|
|
Pazartesi, 06 Şubat 2012 08:43 |
|
Öyle bir sis var ki Ankara'da, iki metre ötesi görünmüyor, birazdan önüme ne çıkacak belli değil, tam bir teslimiyet içinde, hesapsız gidiyorum, insanın çok fazla uzağı görememesi ne kadar güzel...
Anı yaşıyorum sanki.
Attığım her adımın sahibi Allah… Belki bir çukur ya da hızla gelen bir araba var önümde ama O’na sığınmış yürüyorum.
Gerçekten hayatta olduğumu idrak ediyorum iliklerime kadar: Buz üstünde, önümü görmeden yürüyorum…
Ben, bu kör yürüyüşü çok sevdim!
İşe koşturan insanların panik yüzlerini görmüyorum… Önünden geçtiğim döviz bürolarının bantlarından kurları okumayacağım… Bugün, büfeden sigara alırken Sözcü Gazetesi’nin manşetini görmemek bile nimet sayılmaz mı?
İsteyen, alacaklısından kaçabilir… Kaçmak ne güzel…
Sisin rahmetine sığınıp kör yürümek… Tam bir hidayet havası var bugün Ankara’da…
Sigaramın ateşi tıpkı bir deniz feneri gibi yolumu aydınlatıyor. Üstüme doğru gelen her ateşin arkasında bir insan yüzü var. Burnumuzun ucunda cehennem ateşi… Ateş hızını geçebilsek eğer cehennem arkamızda kalacak ama yook! Onunla burun buruna yaşıyoruz.
İki kutuplu bir insan oldum sanki… Ayaklarımın altında buz, burnumun ucunda sigara ateşi… Ortasında ellerim var. Ellerim ekvator çocukları gibi, çırılçıplak…
Birazdan sis dağılacak… Yüzler çıkacak ortaya… Yine tabelalar, Sözcü Gazetesi’nin manşetleri, bu büyü bozulacak. Hesaplanmış adımlar atacağız hiç durmadan ve Allah tüm planlarımızı yırtacak. Olsun, yine de kendimiz yürüyoruz sanacağız ve o sırada bacaklarımız içten içe gülecek halimize!
Sis dağılacak, kör yürüyüş bitecek, yüzümü göreceksiniz, yüzlerinizi göreceğim! |
|
Devamını oku...
|
|
KİNDAR BİR GENÇLİK YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ! |
|
|
|
|
Yazar Bülent Akyürek
|
|
Cuma, 03 Şubat 2012 09:21 |
|
Paul Auster romanlarını çok sever ve herkes okusun diye çabalardım ama Türk hükümetine çakarak “İsrail’in çok demokratik, laik bir ülke olduğunu…” söyleyince direk kütüphaneme gidip lavuk herifin yirmiye yakın romanını cımbızlayıp yırtarak çöpe attım.
Onun kitaplarını doksanlı yılların başında ilk Metis Yayınları keşfetmiş, ardından da Can Yayınları seri halde yayınlamıştı. Bu fakir de hepsini yalayıp yutmuş, çevresine ve okurlarına heyecanla tanıtmıştı.
Şimdi bu satırları niye mi yazıyorum?
Okurlarımdan özür dilemek, hakkımı Paul Auster’e haram etmek için. Din düşmanlarına karşı kin beslemek imanımızı tazeler inşallah! Değil mi benim kinder çikolatalarım? |
|
Devamını oku...
|
|
YÜZDE YÜZ GARANTİLİ YÜZ NAKLİ YAPILIR! |
|
|
|
|
Yazar Bülent Akyürek
|
|
Cumartesi, 28 Ocak 2012 09:58 |
|
Dünyada ikinci kez yüz nakli yapan plastik cerrah Ömer Özkan ile çok eskiden beri defalarca çay içtiğimiz için olsa gerek, benim çirkin yüzüme bakıp bakıp mesleğinde kendini çok iyi yetiştirdiğini söyleyebilirim…
Ömer kardeşimiz o zamanlar Hacettepe Hastanesi Plastik Cerrahi Bölümü’nde çalışıyordu, ben de galiba “İtin Biri” romanımı yazdığım yıllarda plastik cerrahideki hastaların psikolojilerini inceleyebilmek için yalancı refakatçiyi oynuyor, bilgiler topluyordum. Bilenler bilir “Çöldeki Penguen” kitabımda da bu tip yazılarım vardır.
Ömer’in Haymanalı olduğunu hatırlıyorum, yanlışım varsa özür dilerim.
Aradan yıllar geçti, onun Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yüz nakli gerçekleştirdiğini duydum. Bir haftadır dünya sallanıyor. Dünyanın her yerinden müthiş teklifler gelmesine rağmen Ömer Türkiye’de kalacağını, memleketine hizmet edeceğini açıkladı, hepimiz onun bu soylu davranışına tanık olup çok mutlu olduk.
Bana da kalırsa doktorumuz Türkiye’den gitmesin. Çünkü yüzünü değiştirmesi gereken o kadar fazla insan var ki, burada ihya olur, çok ekmek kazanır!
Kendisine uzun ömür ve başarı dilerim. Bizleri bahtiyar etti, kendisi de hayırlara vesile olur inşallah.
YÜZ NAKLİ ÜZERİNE BİRKAÇ DİYALOG:
1-) Yoh abim be, biz kim yüz nakli kiim? Dışarıdan getirip oturtuyorlar, montaj sanayi gene, böyyük bi başarı goremiyom ben şahsen…
2-) Yüzü eskiyen şöhretler için eyi oldu bee, şinci eski yüzünü getir yenisini götür vay be!
3-) İki yüz yaptırana üçüncüsü bedava!
4-) Bayandan ikinci el temiz yüz… Sadece iki çizik var, macunla hallederiz…
5-) Oluum, madem yüz nakli çıktı, biz niye nakliye şirketi kurup malı götürmüyoz ki?
6-) İkiyüzlü adam değilim ben, tedbir tedbir, bi tanesi stepne ne olur ne olmaz, darbe marbe, Allah korusun, belli mi olur…
7-) Bıyığının ortası olan bi adamla yüzümü takas etmek istiyom, benim bıyığım onun şöhreti olacak, ilgili kişilerin dikkatine…
8-) Ülen doğdum doğalı tahta gibiyim, bi de kalça nakli çıksa? Saçmalıyorum galiba, çıksa bile kim bağışlar ki?
9-) Hiyyuu… Japon olacam, akıllı olacaam, ben de saygı görecem oğlum…
10-) Kooperatifi yok mu bunun, parça parça yapsak, yıllara yaysak, yavaş yavaş ödesek?
11-) Bankaya gittim, yüzüme bile bakmadılar, kredi alamadım, yoksa ben de yaptıracaktım…
12-) Ucuz yollu toplama yüz nakli yapılır.
13-) Yüz nakli caiz değildir, yarın ahirette hangi yüzle hesap vereceksiniz muhterem müminler? |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Bülent Akyürek
|
|
Cuma, 27 Ocak 2012 11:24 |
|
Atatürk Kültür Merkezi önüne getirilen mevtanın başında şarkılar, şiirler okunur, onun gibi bir değerin bir daha memlekete gelemeyeceğinden dem vurulur, merhumun CV’si okunur ve imamın (pardon) sunucunun son sözleriyle alkışlar başlar, karanfiller atılır, hattızatında alkışlar mezara kadar devam eder.
EX’in arkasından dua niyetine söylenen temenniler kısmında ise “Rahat uyu, sen devrimcisin öbür dünyada da ezdirme kendini, başın öne eğilmesin, ışıkla kal…” gibi cümleler duyarız.
Bir saat sonra yerdeki karanfil ve tek kullanımlık siyah gözlükleri süpüren belediye işçisini görürüz.
Ex namazı, Cem Yılmaz’ın ortama girip espriler yapmasıyla son bulur. Mevtanın dostları aynı akşam meyhanede buluşup onun ruhuna kadeh kaldırırlar.
İşte EX NAMAZI böyle kılınır! |
|
Devamını oku...
|
|
devletim sen çok yaşa bizi öldür |
|
|
|
|
Yazar Admin
|
|
Perşembe, 22 Temmuz 2010 21:08 |
neşesi çabuk söndü yirmiüçnisanın
menderes polatkan deniz gezmişler
bir çok adam daha birikmişti
doğanı üreten fabrikanın kasasında
pikasso bir ressam değilmiş
nerden bilsin mithat paşa
muzdarip kuşların kanatlarını kırıp kafeste
boyunlarını küskün düşürmekten başka
ne öğretirler ki harp okulunda
aynı marş çalınırken meydanlarda
fa olup sol söylüyordu kalabalık
sabah olunca güneşten habersizdik
resmi bir gündü ne öldüren ne dirilten
devletim sen çok yaşa bizi öldür
ÇAY OCAĞI MEVLANASI
|
|
Devamını oku...
|
|
BÜLENT AKYÜREK KİTAPLARINA İMZALI ULAŞMAK İÇİN... |
|
|
|
|
Yazar Bülent Akyürek
|
|
Pazar, 15 Ocak 2012 21:57 |
|
BÜLENT AKYÜREK KİTAPLARINA İMZALI ULAŞMAK İÇİN:
Lütfen www.bulentakyurek.org sitesine adınız, soyadınız, tam adresiniz ve MUTLAKA cep tel numaranız ile istediğiniz kitapların isimlerini gönderin…
(İlk şart cep telefonudur, aman unutmayalım, yurt dışına da mümkündür.)
NOT: İmzalı kitapların hem hatırası oluyor, hem de inanın büyük şehirlerin dışında kitap bulamayanlar ve yurt dışında yaşayanlar için kolaylık sağlamış oluyoruz. Sadece şunu bilmenizde fayda var: 1 kitapla 10 kitap kargo fiyatı aynıdır, o yüzden en az 5-6 kitap sipariş etmeniz daha iyi olur.
KİTAP LİSTESİ:
Ve Tanrı ağladı (Çok az kaldı 12 TL),
Seviyordum Söyleyemedim (Çok az kaldı 10 TL),
MAVİ MARMARA RİSALESİ (1o TL),
CİNNETİM CENNETİMDİR(12 TL),
İtin Biri (7,5 tl),
Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır? (10 tl),
İçinizdeki ÖKÜZe oha deyin (Büyük Boy 15 TL),
Zamanın Efendisi (10 TL çok az kaldı),
Yılgın Türkler(12 TL çok az kaldı)… |
|
Devamını oku...
|
|
BÜLENT AKYÜREK İLLUMİNATİ Mİ? |
|
|
|
|
Yazar Bülent Akyürek
|
|
Çarşamba, 11 Ocak 2012 08:20 |
|
Lan arkadaş, herkes kafayı üşütmüş durumda.
CD’leri, kitapları, filmleri çok satan, ödül alan birini duydukları an, o sanatçının gizli İlluminati örgütünden olduğunu söylüyorlar.
Onların yüzünden söyleşi yaparken iki elimizle burnumuzu tutup hapşıramaz olduk. Çünkü iki el mendil tutarken kol dirsekleri yana açılıp bir üçgen meydana getirebilir, ya da geniş açıyla kulağınızı kaşırken de aynı şeyle karşılaşabiliriniz.
- Abi bak bak bak, kolunun arasındaki boşluktan üçgen gösterip örgüte selam gönderiyor, belliydi zaten, tipsiz adamın teki ama son yıllarda önlenemez bir yükseliş yaşıyor, vay anasını be, biz adamı Milli Görüşçü zannediyorduk, adam illuminati çıktı, aha! |
|
Devamını oku...
|
|
AMERİKA BİZİM SÖMÜRGEMİZDİR, RAHAT OLUN! |
|
|
|
|
Yazar Bülent Akyürek
|
|
Cuma, 06 Ocak 2012 22:49 |
|
Adamlar bizi konu edinmeden kendilerine "Amerikan başkanı" seçemiyorlar.
Milyar dolar harcayıp film veya albüm yapıyorlar biz korsanını çıkartıp köşe oluyoruz.
Mars’a gidiyorlar biz fotoğraflarına bakıyoruz.
İcat yapıyorlar çakmasını üretiyoruz.
inanılmaz laboratuarlarda hastalıklara çare buluyorlar biz hasta oluyoruz!
Batınca para veriyorlar.
Çıkınca “Teğet geçti” diyoruz.
İyi ki varlar. Amerika’yı seviyoruz… |
|
Devamını oku...
|
|
|