|
Bülent Akyürek, Sinema Kültürü ve Avatar Filmini Eleştiriyor |
|
|
|
|
Yazar Editör Amca
|
|
Cuma, 29 Ocak 2010 09:41 |
|
1985'te Elazığ'dan Ankara'ya yerleştik. O yaşıma kadar günde üç-beş film izlemeden uyumazdım. Dayımın oğlu Ahmet ile eski gazetelerden kesekâğıdı yaparak, bakkallara manavlara satar sinemaya giderdik. Kırk yaşındayım, halen gazetecilikten kazandığım tek para odur diyebilirim
Bizim sinema aşkımız öyle bir boyuta geldi ki, evin boş bir odasında (Ki o zamanlar evlerin tüm odaları boştu!) Sana Yağı kutusu, mercek ve ampulle film makinesi yaptık. Evet, filmleri karanlık kutunun içinden hızla nasıl çevirdiğimizi anlatsam bayılırsınız. Şimdi hatırlayamıyorum, filmin hareketlenmesi için galiba dakikada 24 kare geçmesi gerekiyordu. Benim “Pinokyo” marka bisikleti kullanarak onu da başardık. Duvarda filmin oynaması için makinenin yanında birinin aynı ritimle sürekli pedal çevirmesi gerekiyordu ve biz iki kişiydik
|
|
Batı'nın Obesite ve Yağlama Sorunu... |
|
|
|
|
Yazar Editör Amca
|
|
Çarşamba, 27 Ocak 2010 10:33 |
|
Sömürünün sonu şişmanlıktır. Dengeli beslenmemiş milletler, aşırı derecede büyüyerek hantallaşırlar. Yağlanma arttıkça eklemler tutulur, hareket kabiliyeti zayıflar ve önündeki bir bardak suya uzanamaz duruma gelirsin.
|
|
YEDİREREK ZAYIFLAMA DİYETİ… |
|
|
|
|
Yazar Editör Amca
|
|
Pazartesi, 25 Ocak 2010 13:46 |
|
Sağlık sorunları dışında, istisnai hormonal bozukluklar yoksa bir Müslüman'ın kemik ve derisinin arasında et veya yağ gibi şeylerin bulunması hoş olmaz.
Göbeğimizdeki yağlar bizi cennete götürecek yakıttır, onlar eridikçe Allah'a yakınlaşırız. Kurban “Yakınlaşmaktır” biliyorsunuz. Göbek yağlarımızı, basenlerimizi eriterek yakınlaşmayı sağlayalım inşallah.
|
|
Ben Niçin Karga Kovalamadım? |
|
|
|
|
Yazar Bülent AKYÜREK
|
|
Pazartesi, 25 Ocak 2010 12:31 |
|
Biliyorsunuz “Habil” ve “Kâbil” Allah'a birer kurban sunmuşlardı ve “Kâbil” kendi kurbanı Allah tarafından kabul edilmediği için kardeşini öldürdü.
Yeryüzünün ilk cinayeti olduğundan Kâbil, cesedi ne yapacağını bilemiyordu ama o sırada yeri eşeleyen bir kargayı görünce onun gömülmesi gerektiğini anladı.
Gördüğünüz gibi yeryüzünün ilk cinayetinin sebepleri kibir ve kıskançlık duygularıdır. Kitaplarım ve yazılarımda kibrin üstüne bu kadar gitmemin okuyucuyu sıktığının farkındayım fakat bizler kibirden kurtulduğumuz zaman hem insan hem Müslüman olacağız. Çünkü “kibir” şeytan ile insanı birbirinden ayıran tek şeydir.
|
|
Müslüman'ın Matematik Bilmesine Gerek Var mı? |
|
|
|
|
Yazar Bülent AKYÜREK
|
|
Pazar, 24 Ocak 2010 14:41 |
|
Müslümanlarda da oluşturulan firavuni güç algısı ve teknolojik fetişizm öyle bir hal aldı ki söyleşilerimde yaptığım konuşmalar esnasında önüne gelen bana itiraz ediyor oldu. ö
|
|
Yazar Bülent AKYÜREK
|
|
Çarşamba, 20 Ocak 2010 14:40 |
|
“Her ay o kapıya gideceksiniz. Muhatabınızın nasihatlarını can kulağıyla dinleyeceksiniz. Hayata dair bütün incelikleri ondan öğreneceksiniz. Aldığınız bursları unutmayacaksınız ve zamanı gelince siz de burs vereceksiniz. Bu cümleyi de duyacaksınız...”
Yukarıdaki cümleyi ve daha bir çok güzel cümleyi dün haBertaraf sitesi'nde Mustafa Yahya Coşkun “İslamcılar Nasıl Burs Verir?” başlığı altında yazdı. Kardeşim çok çok genç... Tarihçi ve birkaç güzel kitabı var. Hatta “Kayıp Halife” adlı bir romana bile sahip (Kent Yayınları)
|
|
Murat Menteş güzellemesi... |
|
|
|
|
Yazar Bülent AKYÜREK
|
|
Salı, 19 Ocak 2010 14:39 |
|
Haftalardır üstünde çok konuşulan bir roman var. “ KORKMA BEN VARIM!” eser Murat Menteş'e ait, İletişim Yayınları'ndan çıktı. Satışıyla, okunma oranı ve etki alanıyla müthiş başarılar yakaladı ama beni kesmiyor, çünkü ben o kitabın daha çok satmasını, okunmasını, önüne gelen ödülü toplamasını, Nobel almasını diliyorum
|
|
Yazar Bülent AKYÜREK
|
|
Pazartesi, 18 Ocak 2010 14:38 |
|
Geçenlerde bir halı kataloğu, halı kullanma kılavuzu geçti elime. Aman Allah'ım kelimeler benimle alay ediyordu sanki. İnanın hem geçmişim hem de geleceğimi etkileyecek yeni fikirlerin sahibi oldum.
|
|
Laiklerle Müslümanların Sigarayı Bırakma Nedenleri Arasındaki İnce Farklar... |
|
|
|
|
Yazar Bülent AKYÜREK
|
|
Pazar, 17 Ocak 2010 14:36 |
|
Sözlerime bu yazının hayatım boyunca beni bağlamayacağını, önüme tehdit olarak sunulamayacağını söyleyerek başlamak istiyorum. Çünkü ben "Kelimelere" inandım ve hayatım boyunca ağzımızdan çıkan her cümle dönüp dolaşıp ensemde bitti. Yazdığım her şey sınav olarak karşıma çıktı. Yazarın hayatı bu yüzden zordur. Herhangi bir insan evde oturduğu kanepesinde portakal soyarken ya da kahvede oturup kâğıt oynarken gün içinde akla sağlık şeyler konuşur ama bir gün ona birisi "Sen dememiş miydin abi?" dediğinde, "Ben öyle bir şey demedim" diye kestirip atar, konu kapanır. Biz diyemeyiz çünkü suratımıza fırlatılacak bir ton yazımız vardır.
|
|
Bebekler Neden Cami Avlusuna Terk Edilir? |
|
|
|
|
Yazar Bülent AKYÜREK
|
|
Cuma, 15 Ocak 2010 14:34 |
|
İnsanlarımız, din-iman tartışmalarını konuşup aşamazlarsa da; birilerine göre dindarlar, ötekilerine göre ilericiler; iyidir-kötüdür dense de anneler tarafından sokağa bırakılan bebeklerin yüzde yüze yakını cami avlularına bırakılır.
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 - 3 |